Körfez Savaşı
2 Ağustos 1990 - 28 Şubat 1991
- Savaş Ölçeği
- Genel Harekat
- Galip
- Birleşmiş Milletler Koalisyon Kuvvetleri
- Taraflar
Irak Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri
IrakArapBirleşmiş Milletler Koalisyon Kuvvetleri
Amerika Birleşik DevletleriAmerikan
Karşılaştırmalı Analiz
Kimin kazandığını değil, nasıl kazandığını veriler üzerinden karşılaştırın: Güç dengesi, zayiat, envanter, operasyonel kapasite ve askeri bakış açısı...
2 Ağustos 1990 - 28 Şubat 1991
Irak Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri
Birleşmiş Milletler Koalisyon Kuvvetleri
17 Ocak 1991 - 28 Şubat 1991
ABD Öncülüğündeki Koalisyon Kuvvetleri
Irak Silahlı Kuvvetleri
Birleşmiş Milletler Koalisyon Kuvvetleri
ABD Öncülüğündeki Koalisyon Kuvvetleri
| Körfez Savaşı | Körfez Savaşı (Çöl Fırtınası Harekâtı) | |
|---|---|---|
| Zırh / Araç | Irak Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri
Birleşmiş Milletler Koalisyon Kuvvetleri
| ABD Öncülüğündeki Koalisyon Kuvvetleri
Irak Silahlı Kuvvetleri
|
| Hava Gücü | Irak Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri
Birleşmiş Milletler Koalisyon Kuvvetleri — | ABD Öncülüğündeki Koalisyon Kuvvetleri — Irak Silahlı Kuvvetleri — |
| Diğer | Irak Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri
Birleşmiş Milletler Koalisyon Kuvvetleri
| ABD Öncülüğündeki Koalisyon Kuvvetleri
Irak Silahlı Kuvvetleri
|
Irak ordusu, İran-Irak Savaşı'ndan kalma statik savunma doktrinine sıkı sıkıya bağlı kalmış; koalisyonun dinamik ve asimetrik harp tarzına karşı komuta kademeleri alternatif bir hareket tarzı geliştirememiştir. Koalisyon ise hava üssü taarruzundan zırhlı imha muharebesine kadar geniş bir yelpazede esnek ve entegre bir operasyonel konsept uygulamıştır.
Koalisyon AirLand Battle doktrinini dinamik ve asimetrik biçimde uyguladı — hava, kara ve uzay varlıkları gerçek zamanlı entegre oldu. Irak ise İran-Irak Savaşı'nın statik siper doktrinine saplanıp kaldı ve modern manevra harbine adapte olamadı.
Koalisyonun hava harekatı, 'şok ve dehşet' doktrinine yakın bir biçimde, Irak'ın komuta-kontrol ve hava savunma sistemlerini eş zamanlı olarak felç etmiş; takip eden kara taarruzu ise M1 Abrams tanklarının ve Apache helikopterlerinin kombine ateş gücüyle Irak zırhlısını daha temas gerçekleşmeden imha etmiştir.
Tomahawk seyir füzeleri, F-117 saldırıları ve B-52 halı bombardımanıyla eş zamanlı topçu ve ÇNRA atışları Irak komuta yapısında psikolojik çöküşü tetikledi; koalisyon ateş gücünü manevrayla mükemmel senkronize etti.
Çöl arazisi, koalisyonun zırhlı birliklerine sınırsız manevra alanı sağlarken, Irak'ın statik savunmasını dezavantajlı kıldı. Kum fırtınaları gibi olumsuz hava koşulları koalisyonun termal ve GPS teknolojisi sayesinde avantaja çevrildi; bulutlu hava ve yağmur ise sınırlı etki yaptı.
Açık çöl arazisi hassas güdümlü mühimmat ve termal nişangahlı tanklar için ideal bir vuruş sahası sundu; Irak'ın siper ve mayın hatları modern sensör teknolojisi karşısında savunma değeri taşımadı.
Koalisyon, amfibi çıkartma aldatması ve Suudi sınırındaki yoğun faaliyetlerle Irak komuta heyetini ana taarruzun doğrudan Kuveyt'e yapılacağına inandırmış; asıl zırhlı kuvvetlerini geniş bir sol kanat manevrası için batıya kaydırarak stratejik bir baskın etkisi yaratmıştır. Irak istihbaratı bu aldatmayı çözememiştir.
Koalisyon, deniz piyade amfibi çıkarma aldatmacasıyla Irak'ın 7 tümenini sahile bağladı; gerçek darbe ise uzak batıdan vuruldu. Bilgi üstünlüğü mükemmel bir taktik aldatmacaya dönüştü.
Koalisyon, 'Çöl Fırtınası' öncesinde ve sırasında elde ettiği ezici istihbarat üstünlüğü sayesinde Irak'ın zafiyetlerini haritadan okur gibi tespit edip vurmuştur. Buna karşılık Irak, koalisyonun stratejik niyetlerini analiz edememiş ve esas taarruz yönünü kestirememiştir.
Koalisyon uzaydan tüm Irak muharebe düzenini milim milim haritaladı; Irak ise koalisyonun sol kanat büyük manevrasını son ana kadar sezemedi — Sun Tzu'nun 'düşmanı bilmeyen' tarafın kaçınılmaz hezimeti tezahür etti.
Koalisyon kuvvetleri, Napolyonvari bir dolaylı yaklaşım stratejisi uygulayarak Irak'ın ana savunma hattını batıdan kuşatmış ve 'Sol Kroşe' harekatıyla düşmanı hızla çembere almıştır. İç hat avantajı Sağlayan Irak ise bu manevraya karşı koyabilecek ne rezerv ne de taktik esnekliğe sahipti.
Schwarzkopf'un VII. Kolordu ve XVIII. Hava İndirme Kolordusu ile yürüttüğü geniş sol kanat çevirme manevrası, Irak'ın dış hatlarda kalmasına yol açtı; iç hatlar avantajı tamamen koalisyona geçti. Irak'ın zırhlı rezervleri müdahale edemeden kuşatıldı.
Irak ordusundaki düşük moral, aylarca süren hava bombardımanı ve yetersiz iaşe ile daha da çökmüş; koalisyondaki gönüllü ve profesyonel askerlerin yüksek motivasyonu ve uluslararası meşruiyet zırhı, Clausewitz'in 'sürtüşme' kavramını asgariye indirmiştir. Kitlesel teslim olmalar, moral çöküntüsünün en açık göstergesidir.
Koalisyon birlikleri 'haklı sebep' (Kuveyt'i kurtarma) inancı ve teknolojik üstünlük güveniyle yüksek morale sahipti; Irak askerleri ise hava bombardımanının psikolojik çöküntüsü altında toplu teslim oldu. Clausewitz'in 'sürtüşme' kavramı Irak tarafını tamamen felç etti.
İmha Muharebesi
İmha Muharebesi — Koalisyon, Irak'ın Kuveyt'teki vurucu gücünü ve Cumhuriyet Muhafızları zırhlı tümenlerini sistematik biçimde imha etmeyi stratejik hedef olarak benimsedi.
Koalisyon, diplomatik baskı ve BM yaptırımlarıyla Irak'ı uluslararası alanda dışlamış, ayrıca psikolojik harp ve broşür kampanyalarıyla Irak askerlerinin savaşma iradesini kırmıştır. Saddam Hüseyin'in İsrail'i provoke etme girişimi ise ABD'nin Patriot savunma ve diplomatik manevralarıyla boşa çıkarılmıştır.
Koalisyon, 6 aylık Çöl Kalkanı yığınağıyla psikolojik üstünlüğü peşinen kurdu; 38 günlük hava bombardımanı Irak kara kuvvetlerinin %40'ını kara harekatı başlamadan imha etti. Saddam'ın İsrail'i Scud'larla vurarak koalisyonu bölme hilesi, Patriot müdahaleleri ve ABD diplomasisiyle akamete uğradı.
Koalisyon, Irak'ın siklet merkezini Cumhuriyet Muhafızları olarak doğru tespit etmiş ve hava-kara harekâtının nihai hedefini bu birliklerin imhası olarak belirlemiştir. Buna karşın Irak, koalisyonun Schwerpunkt'ını tespit edememiş; kuvvetlerini Kuveyt ve Basra arasında dağıtarak stratejik bir yoğunlaşma sağlayamamıştır.
Koalisyonun Schwerpunkt'ı Cumhuriyet Muhafızları zırhlı tümenleriydi ve bunu doğru tespit ederek imha etti. Irak ise Kuveyt cephe hattına yığınak yaparak gerçek tehdidin batı kanattan geleceğini göremedi ve Schwerpunkt'ı yanlış konumlandırdı.