Plevne Kuşatması
19 Temmuz 1877 - 10 Aralık 1877
- Savaş Ölçeği
- Kuşatma
- Galip
- Rusya İmparatorluk Ordusu ve Romanya Krallığı Ordusu
- Taraflar
Osmanlı İmparatorluğu Ordusu
OsmanlıTürkRusya İmparatorluk Ordusu ve Romanya Krallığı Ordusu
RusRus
Karşılaştırmalı Analiz
Kimin kazandığını değil, nasıl kazandığını veriler üzerinden karşılaştırın: Güç dengesi, zayiat, envanter, operasyonel kapasite ve askeri bakış açısı...
19 Temmuz 1877 - 10 Aralık 1877
Osmanlı İmparatorluğu Ordusu
Rusya İmparatorluk Ordusu ve Romanya Krallığı Ordusu
24 Nisan 1877 - 3 Mart 1878
Osmanlı İmparatorluğu Tuna ve Kafkas Orduları
Rus İmparatorluk Ordusu (Tuna ve Kafkas Cepheleri)
Rusya İmparatorluk Ordusu ve Romanya Krallığı Ordusu
Rus İmparatorluk Ordusu (Tuna ve Kafkas Cepheleri)
| Plevne Kuşatması | 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi (93 Harbi) | |
|---|---|---|
| Zırh / Araç | Osmanlı İmparatorluğu Ordusu — Rusya İmparatorluk Ordusu ve Romanya Krallığı Ordusu — | Osmanlı İmparatorluğu Tuna ve Kafkas Orduları
Rus İmparatorluk Ordusu (Tuna ve Kafkas Cepheleri) — |
| Topçu / Kuşatma | Osmanlı İmparatorluğu Ordusu
Rusya İmparatorluk Ordusu ve Romanya Krallığı Ordusu — | Osmanlı İmparatorluğu Tuna ve Kafkas Orduları — Rus İmparatorluk Ordusu (Tuna ve Kafkas Cepheleri) — |
| Diğer | Osmanlı İmparatorluğu Ordusu
Rusya İmparatorluk Ordusu ve Romanya Krallığı Ordusu
| Osmanlı İmparatorluğu Tuna ve Kafkas Orduları
Rus İmparatorluk Ordusu (Tuna ve Kafkas Cepheleri)
|
Osman Paşa, klasik hat savunması yerine esnek, derinlikli ve birbirini ateşle destekleyen tabyalarla donatılmış bir savunma sistemi kurarak dönemin standart taktiklerine üstün bir uyarlama yapmıştır. Rus komuta heyeti ise ilk üç muharebede katı ve çağdışı cephe taarruzlarında ısrar ederek felaket bir doktrin esnekliği sergilemiş; ancak Totleben ile tam bir zihniyet değişimine giderek durumu lehe çevirmiştir.
Osmanlı ordusu statik tahkimata sıkışmış, manevra savunması yapamamıştır; Ruslar ise Plevne'deki ilk başarısızlıkların ardından Todleben'i çağırarak doktrini kuşatmaya çevirmiş ve asimetrik esneklik göstermiştir.
Rus ordusu, muazzam topçu üstünlüğüne rağmen ilk taarruzlarda bu gücü piyade ile koordine edemediği için şok etkisi yaratamadı. Osmanlı ordusu ise, daha düşük sayıdaki toplarını tahkimatlara ustalıkla yerleştirip, siperlerden yükselen yoğun tüfek ateşiyle birleştirerek taarruz eden Rus kollarında tekrarlayan bir şok ve çöküş yarattı.
Krupp topçusunun yoğun ateşi Plevne'nin nihai düşüşünde belirleyici olmuş; Osmanlı topçusu ise teknolojik olarak gerideki bronz namlulu eski sistemleri kullanarak şok etkisini manevrayla senkronize edememiştir.
Balkanların sert kışı, iaşesi tükenmiş ve çadırsız kalan Osmanlı kuvvetleri için ölümcül bir düşmana dönüştü. Öte yandan Plevne'nin bir vadi içindeki konumu, savunmacıya çevredeki tepeler üzerinden eşsiz bir ateş alanı ve gözlem üstünlüğü sağladı.
Plevne'nin tepelik arazisi savunmaya doğal şahadet sunmuş; ancak 1877-78 kışının sertliği Osmanlı için lojistik felakete dönüşürken, Ruslar dondurucu Balkan geçitlerini cüretkar bir kış harekatıyla kuvvet çarpanına dönüştürmüştür.
Osmanlı tarafı, kısıtlı imkanlarla huruç harekatı sırasında sınırlı bir aldatma uygulasa da, genel olarak muharebe doğrudan bir güç gösterisine dayandı. Rus tarafında aldatma girişimi gözlenmez; ancak Totleben'in gelişiyle birlikte, klasik bir kuşatma yaklaşımı benimseyerek düşmanı açlık ve yıpratma yoluyla teslime zorlama stratejisi bir tür pasif aldatma olarak yorumlanabilir.
Ruslar Tuna geçişinde Nikopol istikametinde aldatma harekatı düzenleyerek Osmanlı dikkatini dağıtmış ve asıl geçişi Sviştov'da gerçekleştirmiş; Osmanlı kurmayı bu klasik aldatmayı çözememiştir.
Osman Paşa'nın düşmanını tanıma ve araziyi kullanma becerisi sayesinde ilk iki muharebede istihbarat üstünlüğü Osmanlı'daydı. Ancak Ruslar, kuşatmayı sıkılaştırdıkça ve Totleben komutayı ele alınca, Osmanlı ordusunun zayıf noktaları (cephane, erzak) hakkında tam bilgi sahibi oldu ve bu asimetriyi kendi lehine çevirdi.
Yerel Bulgar nüfusunun Rus ordusuna sağladığı keşif ve kılavuzluk, Osmanlı için tam bir bilgi körlüğü yaratmış; Şıpka ve Balkanlar geçişlerinde tarafların 'kendini ve yeri tanıma' dengesi tek taraflı işlemiştir.
Osman Paşa, Vidin'den Plevne'ye oldukça hızlı bir intikalle stratejik bir iç hat manevrası icra etmiştir. Ancak takviye kuvvetlerin gelişi gecikmiş ve Şıpka geçidinin düşmesiyle birlikte bu iç hat avantajı kaybolmuş; Ruslar dış hatlardan kuşatmayı tamamlayarak Osmanlı kuvvetlerini tamamen sabitlemiştir.
Ruslar iç hatlar avantajını Tuna geçişinden sonra Şıpka-Edirne mihverinde etkin kullanmış; Osmanlı kuvvetleri ise Süleyman Paşa-Mehmet Ali Paşa-Osman Paşa üçlüsü arasında koordineli intikal sağlayamayarak dış hatlarda tek tek imha edilmiştir.
Osmanlı askerlerinin morali, liderlerine olan güven ve ilk zaferlerin verdiği ivmeyle olağanüstü derecede yüksekti ve bu moral, aylarca süren açlık ve mahrumiyete rağmen kırılmadı. Rus kuvvetlerinde ise üç başarısız kanlı taarruz ciddi bir moral çöküntüsüne yol açmış, bu durum Totleben'in gelişi ve metodik kuşatma taktikleriyle ancak giderilebilmiştir.
Osman Paşa'nın Plevne savunması Osmanlı askerinde efsanevi bir moral kaynağı yaratsa da Tuna'nın geçilmesi ve hazine iflası Babıali'de iradeyi kırmış; Ruslar ise Panslavist 'kurtarıcı' söylemiyle Bulgar gönüllü taburlarını harekete geçirerek Clausewitz'in 'sürtüşme' yasasını lehine çevirmiştir.
Kuşatma/Meydan Okuma
Yıpratma Savaşı — Plevne kuşatması ve Şıpka mevzi savunması, harbin temel karakterini imha değil, Osmanlı sahra ordusunun kademeli yıpratılması üzerine kurmuştur.
Rus tarafı, Vidin'den çıkan Osmanlı kuvvetlerine müdahalede geç kalarak savaşmadan kazanma fırsatını tepti. Buna karşılık II. Abdülhamid'in uluslararası kamuoyu ve İngiltere'nin müdahalesi beklentisiyle savunmaya devam kararı, diplomasi yoluyla savaşmadan kazanma girişimiydi ancak başarısız oldu.
Rusya, savaş öncesi diplomatik manevralarla Romanya'yı yanına çekmiş ve Avusturya-Macaristan'ı Reichstadt Anlaşması ile tarafsızlaştırarak Osmanlı'yı diplomatik olarak yalnızlaştırmıştır; Babıali ise hiçbir büyük güçten fiili destek alamadan harbe girmiştir.
Osmanlı açısından sıklet merkezi, Plevne müstahkem mevkii idi ve Osman Paşa tüm kuvvetlerini burada ustalıkla toplamıştı. Rus cephesinde ise Grandük Nikolay, Plevne'yi ikincil bir hedef olarak gördü; asıl sıklet merkezi Şıpka Geçidi idi. Bu yanlış değerlendirme ve geciken kuvvet kaydırması, Plevne'nin stratejik öneminin geç fark edilmesine ve ağır kayıplara mal oldu.
Rus Schwerpunkt'u açıkça Tuna geçişi ve Şıpka-Edirne mihveriydi; Osmanlı kurmayı ise sıklet merkezini doğru tespit edemeyerek kuvvetlerini Tuna boyunca dağınık konuşlandırmış, Osman Paşa'nın Plevne'deki direnişi bireysel komutan inisiyatifiyle bir 'gayri resmi' siklet merkezine dönüşmüştür.